Cumartesi, Ağustos 26, 2017

GUSTOM VAR PARAM YOK, FİKRİM VAR KEYFİM YOK

                           

  Bu sıralar birşeylerin eksikliğini yaşıyorum. Ancak ne olduğunu henüz bulabilmiş değilim. Bu kadar çok uğraşacak iş arasında kendimde bir eksiklik hissediyorum ya da yoksunluk.
Ev, çocuk ve eş bunlar büyük sorumluluklar getiriyor beraberinde, senelerce tek sorumluluğu okumak olan biri için zor işler, ağır yükler doğrusu ancak sevince sevilince yük hafifliyor. Günlerim koşturmaca ve zamanın çabucak geçmesiyle akıp gidiyor ve sanki günün sonunda hiçbir şey yapamamış yine işlerimi bitirememiş oluyorum. Kendimi bu tür düşüncelerle bunaltırken bir de şu eksiklik meselesi çıktı ortaya!?! Eksik olan ne? Sevgi? Saygı? Aşk? Huzur? Para? Çocuk? Yo yo hiçbiri galiba ben "Ben'i" bulmaya çalışıyorum kim olduğumu bu dünyada ki yerimi bulmaya çalışıyorum.

  Tabi bu sürece yanlış yerlerden başladım gibi!?!? Yaşam tarzımı değiştirmeyi düşündüm mesela ama çok kararsız kaldım 😬 Bohem mi olsaaaam minimalist mi? Özgürlüğün dorukların da mı yaşasam en umarsızından yoksa az ama net mi olsam? Nasıl bir buhran yaşıyorsam artık bir uçtan bir uca...

  Bu düşüncelerim ve yönlendiğim alanlar üzerinde sağolsun instagramın büyük etkisi var.

  Dekorasyon ve stil üzerinde baya kafa yordum, kendimce birşeyler üretmeye, fikirler geliştirmeye başladım hatta instagram da her satış sayfası gören Türk gibi "ne kadar basit iş ben de yaparım" dedim. Sonra birşey frene bastı ve durdum. Çünkü aradığım şey orada değil, ben orada değilim, orada ki hiçbir şey ve kimse bana yardımcı olamaz!

  İstediğim şey yaşam tarzımı bir akım üzerinden değiştirmek mi bilmiyorum ancak bu süreç sonunda birşeyler değişecek onu biliyorum. Şuan "Kafama Göre" tarzında devam ediyorum hayatıma. İşin sonu neye ve nereye varır pek kestiremiyorum...



Salı, Mart 21, 2017

DOĞDUK,BÜYÜDÜK,ÖLMEK İSTEMİYORUZ

Ölüme alışmak diye birşey var mı?

Tanıdığınız insanların ölümünü düşünmek bile istemiyorsunuz...

Çok sevdiğim, dünyanın en nazik, en güzel ve zarif insanı olduğunu düşündüğüm bir arkadaşım ailesini trafik kazasında kaybetti. Babası, kız kardeşi ve gelinleri.. Annesi ise yoğun bakımdaymış. Farklı şehirlerde olduğumuz için henüz ziyaret edemedim ancak duyduğum kadarıyla en acı gününde bile zerafetini kaybetmemiş. Zaten aksi düşünülemezdi!

Bu olay bir haftadır dönüp dolaşıp boğazıma düğümleniyor. Ailemi kaybettiğimi, onların ölümünü, defnedilişlerini vs hep düşünmeye çalışmışımdır. Kendi ölümümü ve geride kalanların hallerini de. (Burada itikadımı övüyorum!)



Ancak bu olay şunu farkettirdi; ben buna hazır değilmişim! (İtikadımı övmem sona erdi!)

Annemi, babamı, abilerimi, eşimi, evladımı kaybetmek!!!

Bir kaç ay annemlerle görüşemedik diye annem Ankara'da ben Kocaeli'de hasretten kavrulduk. Oğlum uyusa saatte bir yanına gidip seyrediyorum...

Başka da bu konu üzerine birşey söylemek istemiyorum.

Pazartesi, Mart 20, 2017

BİR BEN!!!

Evli,mutlu,çocuklu dünyamı anlatmaya gelmedim herkes rahat olabilir. Öyle insanlardan kaçtım açıkçası, tek sorunu çeyizleri ve A101 indirimleri olanlardan! 
İçimi dökmeye, düşündüklerimi yazmaya, belki de kendimi keşfetmeye geldim.
Dünyama açılan kaç pencere, kaç kapı varsa her birini bulmaya ve açmaya geldim. Kimse için birşey ifade etmeyecek olsa da sadece Sema Nur olarak geldim 😎

ÖYKÜLERİM VE İÇ SESİM

                                



Bugün günlerden pazartesi, evimin kadını olarak rutin temizliğimi yaptım. Oğlumun oyun, yemek ve alt değiştirme aralıklarında tabii ki.
Evi süpürürken yazacak, anlatacak ne çok şeyim olduğunu farkettim. Ne yazsam diye düşünürken bir özelliğimi sizinle paylaşmak istedim. Pek fazla kimse bilmez aslında😬

Konuşmayı çok severim, belki bu yüzden yalnız kaldığımda da kendimle konuşurum. Bazen de hayaller kurarım olmamış olaylar üzerine şaşırıp kendi kendime hüzünlenirim(bu genelde uyumaya çalışırken olur).

Umarım bir ben değilimdir bu durumda olan. Yanlış anlaşılma olmaması için söyleyeyim eşimle de çevremdekilerle de konuşurum😬 yani onlara söyleyemediğim şeyleri konuşmuyorum kendimle😉

Sadece küçüklüğümden beri hoşuma gider  yalnız kalınca konuşmak(tabi içimden, dışımdan konuşacak kadar delirmedim henüz!). Küçüklüğümde bu uydurma öykülerimi defterlere yazardım şimdi uyku öncesi öyküleri olarak kendime okuyorum ☺️

Evimi temizlerken bunları düşündüm anlayacağınız.
Müthiş felsefik bir yanım vardır klinik derecede!